How is me after you
wizardofdreams
Ben yürüyorum yolumda kullağımda kulaklıklar ile ve yol bomboş başka hiç kimse yok karşıdan gelen.Korkuyomuyum?Bilmem o kadar çok da değil sokak bana sakin geliyor çünkü.İşin enteresan yanı karşıdan sen çıkıyorsun yolun boşluğunda beni fark ediyorsun.
İşte böyle başladı sonra beraber güldük,beraber ağladık ama sen meğersem yüz yıllık bir evin bomboş salonundaki tek başında duran akortsuz bir piano gibiymişsin.
Korkunç,yaralayıcı ve üzücü 

Klasik müziği sesi sonuna kadar açıp dinleyin
wizardofdreams
Çünkü yaylıların,vurmalıları ve üflemelilerin kargaşası içerisinde kolayca kaybolursunuz.Kaybolunca da çıkmak zordur.Ya kendinizi 1800'lerde bir balede hissedersiniz,yada bağımlısı olur sürekli bu karmaşanın içinde yaşamak istersiniz.Enteresan;bu karmaşa sizi yormaz tam tersine rahatlatır.En iyisi nedir biliyomusunuz?Bir sırada gitmek kendinize,ruh halinize göre.
Kuğu gölü canlandırır ruhunuzu.
"swan lake suit, Neapolitan dance"
ardından
"the dance of the swans"
biraz daha yavaşlar müzik ve sonra "caro mio ben"(klasik olmasada sayılır ;) )
ve ardından Chopin'den bir şeyler çalar piano etütleri belkide.
Sonra tam moduna girersiniz Mozart ile kaybolursunuz.
Müzik biter bir mum gibi içinizdeki rahatlık söner ama hala etkisinde olduğunuz için müziğin,beyninizde trompetler,çellolar,flütler,kemanlar durmadan çalmaya devam ederler.Ve Maestro her zamanki gibi yerini almıştır.

It was my birthday
wizardofdreams
Celebrating it by listening to the Brazzaville and reading my brand new Wonder Woman comic book,will leave all those with the Fresh lights of the sun which reminds me the orange juice (indeed)

23ü geçti ama insan birazda kendi kutlamalı doğum gününü canım

FOR THE SUPERDAD OF ALL THE TIMES
wizardofdreams
 Babalar dünyada tek sevebileceği erkekmiş,tek güvenebileceği erkekmiş gibi gelir küçük kızlarına.Gerçekten de öyledir.Bir dev,bir kral,bir imparatordur,onların gözünde babalar.Ağladığı zaman kızları dayanamazlar,severler.Kızlarını şımartmaktan gocunmazlar hiç.Onların yarısı gibidir kızları,Belki daha çok korumak ister babalar kız çocuklarını erkek çocuklarından çok çünkü kızlar daha kırılgandır.Uçmayı yeni öğrenmeye çalışan bir küçük kuşlardır.Babalar her zaman değerlidir,bu yüzden kızlarının gözünde.

Doğum Günün kutlu olsun babacığım...

Love is...
wizardofdreams
 Güneşin ilk ışılarıyla Elliott Smith dinleyip gökyüzünü seyir etmektir.

wtf??
wizardofdreams
 uyumak mı???
uykum yok hemde iki gündür...

journal
wizardofdreams
__________________________
26.06.10
                   05:00

Günlerden cumartesi oldu ve ben bu güne şahit oldum,öyle ki hiç uyumadım...
Yavaş yavaş güneş ağırıyor şimdi.Kulağımda cat power çalıyor ve şehrin ışıkları hala sönmemiş.Gözlüğümü takıyorum,daha net görüyorum,ileri ki otobandan geçen tek tük arabaları,görüyorum yavaşça çoğalıyorlar onlarda gün ağardıkça.
Kuşlar ötmeye başladı az önce saat beş şimdi.Kimisi için gün yeni başlamış kimisi içinse bitiyor.Benim için mi???Bilmem,hem bitiyor hem başlıyor,buna karar vermek zor..

hey dont sleep
wizardofdreams
 saat neredeyse dörtbuçuk çocuklar sakın uyumayın,
bir kitap alın elinize,kahvenizi yudumlayın.
radyoyu açın yavaşça bırakın slow şarkılar sıralansın
bir sigara yakın sonra külü yerlere savrulsun.
saçınızı karıştırın,ve güneş doğsun
cam açık ve siz doğarken güneşi seyrediniz.
ve o sırada kulağınızda noir desir çalsın yavaşça

"Where are the people?" resumed the little prince at last. "It's a little lonely in the desert..." "
wizardofdreams
 Ve yağmur yağdı bi an Kitabımdan gözümü kaldırdım,ve yağmuru izledim....
Okul bitti evet ama  yedisine kadar evdeyim.Olsun ben evde kalmayı severim.En son Jude Christminester'dan çıkmak,gitmek istiyordu kitabımda.En sevdiğim şortumu giydim ve I-podum,anahtarımı kaptığım gibi dışarı çıktım.
Üç sene önce fosforlu pembeye boyadığım bisikletimi kaptığım an durmaksızın sürdüm bisikletimi.İnsanlar bana bakıyordu,birinci neden bisikletimin rengi,ikinci neden ise;kimsenin artık bisiklete binmeyişi....
I-podumda Nancy Sinatra-son of a preacher man çalıyordu,sonra Chris İsaak,ve Bon Iver.
İşte tam moduma girmiştim,toprağın o bakir kokusunu çektim içime.Sürdüm bisikleti yolun sonuna kadar ve bir an sinirlendim,yeniden  o en az üçyüz katlı binalardan,taş yapılardan yapıyorlardı.Hatırlıyorum beş yaşında filandım,babamla bisiklete binerdim o zaman orası ağaçlarla doluydu,sanki küçük bir ormandı.Hemen babama koşup söylemek istedim olanları,sanki küçük bir kız edasıyla,ama vazgeçtim bu gün babalar günü bunu unutmamalıyıdım.Babam üzülmemeli.
Anılarım benden çalan şu müatitler,mimarlar ben genç bir kızım anılarında yaşamayı seven,sizde paradan başka bir şey umursamayan,yaşamaması gereken yer tepede bir villa olmayıp beyin açısından bakım görmesi gereken bakımevleri vs. olan insanlar artık ne kadar insan olduğunuz tartışılır aslında.Ne diye bu evlere gerek duyuyorsunuz,ne diye ağaçları yıkıyorsunuz.
Bir sinirle patinaj çekerek döndüm,ve hızla pedala bastım bir an önce kaçmalıydım burdan. Hemen  kayıp etmeliydim kendimi.Küçük Prense söylemeliydim,gelmesin bu dünyaya pis kötü bir yer burası mümkünse beni de götürsün güvercinleriyle....

Anabel Lee
wizardofdreams
 Bu gün okulun son günü belki mutluyum belki değilim.Şu an içinde bulunduğum ruh halini tam olarak bilemiyorum.Tek bildiğim bisiklet sürmek istediğim,ama hiç durmadan.İndip bisikletten biraz papatya toplamak sonra onları bisikletimin önündeki sepete koyup eve getirmek odamda pencerenin önünde duran vazoya koymak,sonra  hafif bir şekilde Little Walter çalıcak belki azda Nancy Sinatra.
Mutluluk tablom gibi oldu biliyorum ama 
değil
İşte şimdi mutsuzluğa başlıyor,yalnızlığa doğru iniyorum.
Sıcak yapış yapış havada sahaflara gidip hüznümü yansıtmama yardım edecek kitaplar seçiyorum.Ve sahile uzanıyorum.Gözlerimden akan yaşlarla.
Ve sonra neden ağladığımı bilmediğim şey için neden mutsuz olduğunu bilmediğim(aslında bilmediğiniz şey için)bir an ağlamayı kesiyorum.Sonra ağlayacak bir şey olmadığını düşünerek bir jack daniels açıyorum ama sonra jack daniels özel günlere kalsın diye indirimden aldığım bir şarap açıyorum,şu ucuz ama güzel olanlardan ve oranında içiyorum.
Sarhoş oluyorum ama şaraptan değil beynimin içindekilerden,
Bir Wolfgang Amadeus açıyorum,sahaftan aldığım bir Edgar Allan Poe kitabını öylesine açıyorum karşıma Anabel Lee Çıkıyor...
ve sonra sadece mutlu olmanın tadına varmamız gerektiğini anlıyorum...

?

Log in